Bitirme tezim | Eski iş yerim | Yeni iş yerim ve mülakat sürecim

Merhaba arkadaşlar,

Bugün size son zamanlarda hayatımda gelişen bazı gelişmeler hakkında bir şeyler anlatacağım. Bunların içinde biraz bitirme tezim, biraz eski iş yerim, biraz da yeni iş yerimdeki mülakat süreçlerinden bahsedeceğim.

Yaşadığım deneyimleri sizlerle paylaşmamın sizler için bir nebze de olsa yol gösterici olabileceğine inandığım için yazmakta fayda olabileceğini düşündüm.

Öncelikle tekrar hatırlatmakta fayda var, ben Manisa Celal Bayar Üniversitesi son sınıf Yazılım Mühendisliği öğrencisiyim. Son sınıfta olduğumdan, mezuniyete adım adım yaklaştığımdan ve önümde deneyimlenmeyi bekleyen bir çok süreç olduğundan dolayı oldukça heyacanlıyım.

Hepinizin de bildiği gibi son sınıf mühendislik öğrencilerinin okulu bitirmeleri için tek veya grup halinde bir Bitirme Tezi (Bitirme Projesi) yapması gerekiyor. Yazılım mühendisliği bölümü için Bitirme Tezi demek, lisans öğrenimi boyunca elde edilen tecrübelerin maksimum oranda yansıtılması gereken kapsamlı bir proje çalışması demektir.

Bu proje aslında sizin sadece kod yazma becerinizi ölçmez, aynı zamanda üniversite öğrenimi boyunca elde edilmiş olan mühendislik disiplininin maksimum düzeyde kullanılmasının istendiği bir projedir.
Belirlenen konu hakkında araştırma nasıl yapılır?
Bir projeye sıfırdan nasıl yaklaşılır?
Hangi yöntemlerle gerçeklenir?
Nasıl sunulur?
Bunların hepsinin hatta daha fazlasının beklendiği kollektif bir çalışmadır.
Bunların yanı sıra elbette sizden özgün bir proje bulmanız beklenir.
Çünkü özgün bir projede yaratıcılığınızı ve zihninizi daha iyi kullanabilirsiniz.


Sizi düşünmeye iten şey aynı zamanda sizi en çok geliştiren şeydir.


Bu sebeple yapacağınız projenin özgünlüğü aslında önce sizin için önemlidir. Bunun yanında daha önce ilgilenmediğiniz yeni bir alanda çalışmalar da yapabilirsiniz. Var olan bir projeyi kendi fikirleriniz ile harmanlayarak ortaya güzel bir şeyler de çıkartabilirsiniz. Bu size kalmış fakat ilerlemeyi arzu ettiğiniz yazılım alanına uygun bir proje seçer ve geliştirirseniz, o projeniz size mezun olduktan sonra istediğiniz iş yerine girebilmek için güçlü bir referans olur.

Gelelim benim tez konuma. Bir çok kez Instagram hikayeleri aracılığı ile veya gönderi altlarında tez ile uğraştığımı sık sık belirtiyordum ve siz de sıklıkla konuyu merak ediyordunuz. Sırf bu merakınızı gidermek ve belki benim projemden kendinize ilham alabileceğiniz bir fikir çıkmasını sağlamak adına biraz bahsetmek istiyorum. Bir dönem boyunca Gerçek Zamanlı Twitter Duygu Analizi (Real-Time Twitter Sentiment Analysis) Projesi ile uğraştım. Bu proje aynı zamanda bir büyük veri projesi kapsamındadır.

Projemi gerçekleştirme sürecim oldukça sancılı bir süreçti, tek başıma yapmaya karar vermiştim, proje fikrimi belirlemiştim ama gerçekleştireceğim büyük veri teknolojileri hakkında en ufak fikrim yoktu. Proje için gereken herşeyi tek tek araştırıp öğrenmek ve bunun sonunda da bir ürün çıkartmak zorundaydım.
Var gücümle gece gündüz uğraştım diyebilirim. Yolda projemi çok kısa yoldan aynı kapıya çıkartan bir kaç yöntem de buldum ama onları kullanmak yerine herşeyi sıfırdan kendim kurmayı, bozmayı yeniden kurmayı, bazen kuramamayı bazen de kurduklarımda defalarca hatalar alıp onları gidermeyi, projemi adeta bir kanaviçe gibi adım işlemeyi öğrendim. Bu alanla ilgilenen ama hiç tanımadığım büyüklerime her yerden erişip sorular sormayı, tanıdıklarımdan da takıldığım yerlerde bana yardımcı olmaları için ricacı olmayı, küçük bir şey için bile uzun uğraşlar vermek gerektiğini, araştırmayı, sıfırdan kendi başına öğrenmeyi, fedakarlığı, stresle başa çıkmayı, emeğin kıymetini… Bir çok şeyi bu proje ile öğrendim.
Bu süreç sancılı olduğu kadar heyecanlı ve eğlenceliydi de. Zaten bence yazılım mühendisliğinin tam karşılığı olan duygular da bunlar;
“Zahmetli, heyecan verici ve eğlenceli” 🙂

Bu yolculukta ortaya çıkarttığım ürüne Tweetster ismini verdim.
Projemden kabaca bahsetmem gerekirse;
Dünyada atılan tüm tweetler önce Türkiye bazında anlık olarak filtrelenir. Filtrelenen bu tweetler daha sonra kullanıcı için hazırlanan web arayüzden, kullanıcı tarafından alınan anahtar kelime ile ilgili o anda Türkiye’de atılmış tüm tweetlerin hangi duygu durumu ile yazıldığının analizini yapar ve yine web arayüzünde bu analizi bir Türkiye haritası yardımı ile kullanıcıya raporlar.

Bir örnek ile açıklayayım,
Bir giyim firmanız olduğunu düşünün, 
firmanızın ismi ‘XYZGiyim’ olsun.
Siz o ay güzel bir kış sezonu indirimi yaptınız ve insanların ürünlerinizden memnun olup olmadığını analiz etmek istiyorsunuz.
Bunun için Twitter’da olumlu/olumsuz yapılan yorumlar sizin işinizi oldukça kolaylaştırabilir. Bu amaçla projem Tweetster’ın sitesine girip firma isminizi aratıp Türkiye’de hangi ilde sizin firmanız için iyi/kötü yorumlar yapılmış bunları ve bunların yüzdelik analizini görüntüleyebilirsiniz.
Bu da size, kampayanızın kullanıcılar tarafında ilgi duyulup/duyulmadığı konusunda bir çıkarım yapmanızı sağlayabilir.

Benim projeme benzer projeleri internette bulabilirsiniz elbette. Ben hem büyük veri ile ilgili teknolojileri öğrenmek hem de Türkçe analiz yapan farklı bir algoritma ile çalışan bir sistem geliştirmek için bu projeyi gerçekleştirdim. Nitekim bu proje sayesinde de  yakın zamanda yeni bir işe başlıyorum. İş dediysem önce okulu bitirmek için 4 aylık bir staj evresi var, onu tamamlamam gerekiyor. Yani girdiğim işe önce stajyer olarak başlayacağım.

Önceki iş yerimde daha çok e-ticaret ağırlıklı işler yapılmaktaydı. Uzun yıllar bu şirkette (yaz tatilleri, boş zamanlar, dersimin az olduğu okul dönemleri vs.) stajyer gibi çalıştım. Amacım kendimi keşfetmek, iş yeri kültürünü öğrenmek, bazı platformları tanımak… Bir iş yeri deneyimi gerçekten size çok şey katan bir şeydir. Okulda teorik eğitim verilir, her şeyden biraz tanıtılır ancak iş yeri tüm bunların pratiğe döküldüğü yerdir. O yüzden gerçekten iş hayatına adım atmadan önce çeşitli yerlerde staj deneyimleri size mesleki açıdan çok büyük katkı sağlar. (BU YÜZDEN ASLA NAYLON STAJ YAPMAYIN! 🙂 )

Gelelim yeni iş yerime ve mülakat süreçlerine. Aslında eski iş yerimden, ortamımdan, arkadaşlarımdan, patronumdan çok memnundum. Hepsiyle çok güzel iletişim kuruyor ve işe keyifle gidiyordum. Benimki işinden memnun olmama durumundan çok idealist davranma ve yeni iş yerleri tanıma merakından oldu. Eski iş yerimde büyük veri ile ilgili çalışmalar yapılmıyordu ancak bir gün okul grubundan söyle bir ilan paylaşıldı.

“Hugo Boss firması Big Data teknolojileri ile ilgili projelerde çalışacak, bu alana meraklı kişiler arıyor.”

Hemen tez çalışmamı birlikte yürüttüğüm hocama mesaj attım,
fikrini önemsediğim bir başka hocamla daha konuştum.
Okulun grubunda yazılan bu ilan hakkında ne düşünüyorlardı?
Ben başvurmalı mıydım?
Benim projem büyük bir firmada çalışacak kadar yeterli bir bilgim olduğunu mu gösteriyordu?

Aklımda deli sorular…

Ancak hocalarım, İzmir’de büyük veri alanında işler yapan fazla firmanın olmamasına karşılık böyle büyük bir firmanın bu alanda ekip arkadaşı aramasının bir şans olduğundan,
Eğer bu alanda ilerlemek istiyorsam bu işin benim için verimli olacağından ve başvurmamın uygun olduğu konusunda hemfikirlerdi.
Biraz düşündükten sonra, mail atmaya karar verdim.
Mailde büyük veri teknolojilerine ilgim olduğunu ve mülakata katılmak istediğimi yazdım.
Mailin sonuna da özgeçmişimi ekledim.

Başvuran kişiler ile görüşmek için okula iki insan kaynakları çalışanı gelecekti ve ön mülakat yapacaklardı.
Tabi bu maili atan bir tek kişi ben değildim.
Benimle birlikte okuldan 50 kişi daha bu ilana başvurmuştu.
Neyse sonra okula iki kadın insan kaynakları çalışanı geldi.
Herkes sıra ile mülakata alınıyordu.
Girenlerin bazıları kırmızı bir suratla çıkıyordu odadan.
Ben de onlar gibi ilk kez böyle kurumsal bir firmanın ön mülakatında bulunacağım için çok heyecanlıydım.
Sıra bana gelmeden önce heyecanımı dindirmek için derin derin soluklar alıyor bir yandan da kendi kendime, iyi hazırlandığımı söyleyip elimdeki dosyayı kontrol ediyordum.
Ön mülakat için CV min, blog yazılarımın bulunduğu bir dosya hazırlamıştım.
Saçımın, kıyafetimin, makyajımın bile bu mülakat için ideal ölçüde olduğunu da düşünüp (Kadın her yerde kadındı 🙂 ) tüm bunlarla kendimi rahatlatıyordum.

Sıra bana geldi.

Odaya girdim.

Karşımda iki hanımefendi vardı.

Sıcak bir karşılama ile selamladırlar beni.

Bir nebze olsun rahatladım.

Sandalyeye oturdum.

Kendimi anlatmamı istediler.

Hangi lisede okuduğumdan başladım, ön lisansımı nerede tamamladığımdan, lisans hayatımda iki okul değiştirdiğimden her şeyden hızlıca bahsettim.

Sonra bitirme projemin yalnızca fikrine ve hangi aşamada olduğuma kısaca değindim.

Hazırladığım dosyayı açtım kısa bir sunum yaptım.

Bloğumdan bahsettim.

Teknik bilgi sorarlar sanmıştım ama sormadılar.

Sonrası“Biz sizi ararız” cümlesiydi.

Elimden geleni yapmıştım.
İşe alınacak mıyım? kaygısından çok kendimi rahat ifade etmenin büyük keyfini yaşadım mülakattan sonra. Çünkü benim için önemliydi;

“Kendini iyi ifade edebilmek!”

Çok şey biliyor olabilirsiniz veya tam tersi hiç bir şey bilmiyor da olabilirsiniz ama kendinizi iyi ifade eder kaba tabirle iyi pazarlarsanız, şansınızı bir nebze de olsa arttırabilirsiniz. Benim gibi zaman zaman anksiyete atakları geçiren, kaygı problemi ile zaman zaman başı derde giren biriyseniz “kendini iyi ifade edebilmek” cümlesinin kıymetini daha iyi anlayabilirsiniz.

Hazır kaygı problemine değinmişken küçük bir hatırlatmada bulunmak isterim. Bu sorun sıklıkla kişinin kendisine veya bilgisine güvenmemesiyle tetiklenir. Önemli bir mülakata veya sunuma hazırlanırken önce kendinize sesli anlatmayı hatta belki hiç bilmeyen birine basit bir dille anlatmayı deneyin, konuyu kendi sesinizden duyduğunuzda hatanızı giderebilirsiniz.

Unutmayın, bir konuyu basitçe ifade edemiyorsanız yeterince anlamamışsınızdır.

Her neyse, ben bir kaç gün sonra aranarak ikinci mülakta şirket binasına davet edildiğimi ama öncesinde sözel ve sayısal yeteneklerimin belirleneceği online bir teste tabi tutulmam gerektiği haberini aldım.
Testlerin linkini mailime gönderdiler. Geneli mantık sorusuydu, mesleki herhangi bir soru yoktu. Canlı kayıt sistemi ile soruları yanıtlarken aynı zamanda videoya kaydediliyordum. (Bu sanırım iki yada daha fazla kişiden yardım alınmadan tek başına yapıldığını doğrulamak için yapılan bir uygulamaydı.)
Testi tamamladım.
Yine hazırladığım aynı dosyamla bana söyledikleri gün yola koyuldum.
Benimle birlikte üç sınıf arkadaşım daha orada mülakat için bekliyordu.
Önce bizi resepsiyon karşısındaki bir lobide 20 dk. kadar misafir ettiler, meşrubat ikram ettiler, oldukça hoş karşılandık.
Hepimiz gergindik, birbirimize rahatlamak için saçma sapan sorular soruyorduk.
Bir yandan da tek kadın aday ben olduğum için “kesin ilk beni alırlar” diyordum (Niye böyle düşündüm bilmiyorum :))
Derken lobideki dev ekranda birden isimlerimiz sıralandı.
Sonra ilk mülakatta tanıştığımız hanımlardan biri cana yakın bir sesle yanımdaki arkadaşımı görüşmeye çağırdı.
Arkadaşım içeride 10 dk. kaldı.
Bu arada “ilk beni çağıracaklar” hipotezim de anında çürüdü tabi 🙂
Biz de o arada dışarıda, “Ne soruyorlardır acaba?” diye beyin fırtınaları yapıyorduk.
Sonra o arkadaşım çıktı, direk sorduk ne sordular diye, “teknik anlamda bir kaç soru ve tezimle alakalı biraz ayrıntı sordular” dedi.
Biraz daha rahatlamıştım çünkü tezimle alakalı tüm adımlara,  kullandığım tüm teknolojilere hakimdim.
Bu arada ilk beni çağıracaklar hipotezim gibi ikinci, üçüncü çağıracaklar hipotezim de tutmadı ve en son beni çağırdılar. 🙂
İçeride dört kadın bir de erkek vardı.
İlk izlenimde itiraf etmeliyim ki, şirket ortamında kadın popülasyonunun erkek popülasyonundan yüksek olduğu bir anı deneyimlemek beni mutlu etti.
Hanımlardan ikisi büyük veri projeleri geliştirici ekibinden, diğer ikisi de ilk mülakatta tanıştığımız insan kaynakları ekibindendi.
Mülakattaki son kişi ise diğerlerinden yaşça büyük ve daha önceden IT departmanının başkanı olduğunu duyduğum beydi.
Bana ilk o bey sordu kimsin, nelerle uğraşırsın kendini anlat diye.
Aklımdan geçen ilk soru “E daha önce bu iki hanıma anlatmıştım, bu kez nereden başlamalıyım ki?” oldu ve nitekim ben “Nereden başlamalıyım?” kısmını sesli düşünmüşüm.
Soruyu soran kişi hemen “Doğduğun günden mesela :)))))” diye kahkahayı bastırınca, ben o kahkahaların eşliğinden kendimi rahat hissetmeye başladım.
O cümleden sonra yaptığım küçük espiri ile ortam iyice ısındı ve ben anlatmaya başladım.
Tıpkı ilk mülakatta olduğu gibi anlattım.
Hatta hali hazırla bir yerde çalıştığımdan ama big data alanında ilerlemek istediğim için buraya başvurduğumdan bahsettim, açık olmak istedim.
Mevzu tezime gelince, IT başkanı, proje ekibindeki diğer geliştiriciler birer birer soru sormaya başladı.

Hangi aşamadasın?

İsteyerek mi bu konuyu seçtin?

Hangi teknolojileri öğrendin?

O teknolojileri projenin neresinde kullandın?

Bunu da kullandın mı?

Peki bundan sonra bu projenle ilgili neler düşünüyorsun? gibi gibi.

Bu soruların her birine hakimdim. Bu yüzden hiç heyecanlanmadan tane tane anlattım herşeyi.
Sonrasında, kendilerine hangi projelerde çalıştıklarını sordum.
Büyük veri ekibindeki hanımlar yaptıkları ve planladıkları projeleri saymaya başladılar.
Projelerin hepsi benim için heyecan vericiydi.
Kendimi o projelerden birinin bile içinde yer alırken hayal etmek içimdeki kelebekleri havalandırmaya yetmişte artmıştı bile.
Sonra karşılıklı her birimiz birbirimize teşekkür ettik ve oradan ayrıldım.

Ertesi gün telefon geldi.
Kabul edildiğim haberini aldım.
Aynı anda iki duyguyu birlikte yaşadım.
Hem eski işimden, ortamımdan ayrılacağım için üzgün hem de istediğim alanda kendimi deneyimleme fırsatı yakaladığım için mutluydum.
Sonrasında, durumu çalıştığım yere güzelce anlattım ve işten ayrıldım.
Yakın zaman da yeni iş yerimde iş başı yapacağım.

Diyeceğim o ki hiç bir emek karşılıksız kalmıyor.
Gelecek kaygısı çeken tüm arkadaşlara, benim bu rastlantısal hikayemin nacizane örnek olmasını dilerim.
Hayatın karşımıza ne zaman ne fırsatlar çıkartacağı hiç belli olmuyor.
Bundan sonraki herşeyin güzel olmasını umuyorum, hepimiz için.
Yazıma kıymet verip okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

Aydınlık bir gelecek için kizgibikodla’mayı ihmal etmeyin!

“Bitirme tezim | Eski iş yerim | Yeni iş yerim ve mülakat sürecim” için 4 cevap

  1. Merhaba,
    Ben yazılarını takip eden bir bilgisayar mühendisi adayıyım. Ben de son sınıftayım acaba tezin ile ilgil daha detaylı bilgi verme olasılığın var mı? Yani bende yapay zeka ile ilgilenmek istiyorum ama neler yapmam gerektiğini bilmiyorum. Sen bu veri işlemlerine nasıl başladın nerden başladın hangi programları kullandın….?
    Teşekkürler 🙂

  2. Merhaba,

    Bitirme tezinden aldığınız not soruldu mu herhangi aşamada? Işe girerken not önemli bir kıssas midir?

    1. Merhaba,

      Not sorulmadı fakat tezimde ne yaptığım, hangi araçları kullandığım, sonucun neye hizmet ettiği detaylarıyla soruldu.
      Bazı şirketler not ortalamasını dikkate almazken, bazı şirketler ise not ortalamasını ayırt edici bir özellik olarak kullanıyorlar.

Hasan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir